.: Bu gün 13.12.2018 17:25:59   .:
Giriş Sayfası Yap Favorilere Ekle Tavsiye Gonder  

 
 
 

 EĞİTİM - KÜLTÜR -FELSEFE HAKKINDA MAKALE ve YAZILAR

 

DİN BİLİMLERİ

ANASAYFA

ANTROPOLOJİ

ARKEOLOJİ

COĞRAFYA

DİN BİLİMLERİ

 » Batıda Dinler Tarihi

 » Çağdaş Dünyada Din

 » Din Felsefesi

 » Din Psikolojisi

 » Din Sosyolojisi

 » Din Tanımları

 » Din ve İnsan

 » Dindarlık ve İntihar

 » Dini Tecrübe

 » Dinler Bilimi

 » Dinler Tarihi

 » Dünya Dinleri

 

Eski Medeniyet Dinleri

 » Eski Roma Dini

 » Eski Yunan Dini

 » Etrüks Dini

 » Fenike Dini

 » Frig Dini

 » Girit Dini

 » Hititlerin Dini

 » Mu Dini 

 » Sümer Dini

 » Urartu Dini

» Eski Mısır Dini

Hıristiyan Kökenli Dinler

 » Adventistler

 » Cizvitler

 » Gnostisizm

 » Kimbangucular

 » Kuveykırlar

 » Maroniler

 » Metodistler

 » Pentakostalistler

 » Presbiteryenler

 » Süryaniler

 » Unitaryenler 

 

Kabile Dinleri

 » Ainu Dini

 » Dinka Dini

 » Maori Dini

 » Nambaların Dini

 » Şamanizm

 

Orta Doğu Dinleri

 » Dürzilik

 » Hıristiyanlık

 » İslamiyet (Alevilik)

 » İslamiyet (Sünnîlik)

 » Musevilik 

 » Sabiîlik

 » Samirîlik 

 » Zerdüştilik

 

Ortaya Yeni Çıkan Dinler

 » Bahailik

 » Kadıyanilik

 » Moonculuk

 » Mormonlar 

 » Satanizm

 » Tanrının Yolu Topluluğu

 » Uzay Dini

 » Yehova'nın Şahitleri

 

Tanrı ve Dini Reddedenler

 » Agnostisizm

 » Ateizm

 » Panenteizm

 » Panteizm

 

Taraftarı Kalmayan Dinler

 » Bogomiller

 » Druidler

 » Ebiyonitler

 » Hurufiler

 » Mani Dini

 » Paflikyanlar

 » Tapınak Şövalyeleri

 

 » Tarikat, Kült, Mezhepler 

 

Uzak Doğu Dinleri

 » Budizm

 » Hinduizm

 » Janizm

 » Konfüçyüs Dini

 » Sihizm

 » Şintoizm

 » Taoculuk 

 

 » Misyonerlik

 » Modern Dünyada Din

 » Tarihsel Bilinç

 » Toplumsal Düşünce-Din

 » Yeni Dini Haraketler

EDEBİYAT

EKONOMİ

FELSEFE

HUKUK

PSİKOLOJİ

SOSYOLOJİ

 

 

DİN FELSEFESİ, İLAHİYAT, DİNLER BİLİMİ ve DİN SOSYOLOJİSİ

Prof. Dr. Ünver GÜNAY


XIX. yüzyıl düşünürlerinin bütün ümidi genel ve sistematik bir Dinler Biliminin kurulması olmuştur. İslam dünyasından alınan etkiler, Rönesans ve Reform, büyük coğrafi keşifler, sanayi ve teknolojinin hızla ilerlemeleri, Yeni Çağ ve özellikle Aydınlanma döneminden itibaren felsefe ve bilim alanında kaydedilen büyük gelişmeler ve özellikle Etnoloji, Etnografya, Mitoloji ve Folklor alanlarında, pek çok halkların dinleri hakkında edinilen yeni yeni bilgiler, daha önceki yüzyılların tanımadığı bu yeni bilim dalının bağımsız bir araştırma alanı olarak tesisine imkan hazırlamış bulunmaktadır.

Leibniz (1646-1716), Hume (1711-1776), Kant (1724-1804), Schleiermacher (1768-1834) ve Hegel (1770-1848), C. Heyne (1729-1812), C.O.Müller (1797-1840...gibi Mitoloji bilimi mensupları ve J.Grim (1785-1863), W.Grim (1786-1859) kardeşler ve W.Mannhardt (1831-1880) gibi folklorcuların önceki dönemlerdeki katkıları ile birlikte, XIX. yüzyılda, ilk olarak bağımsız bir Dinler Bilimini düşünmek şerefinin, Mitoloji çizgisindeki araştırmaları ile bildiğimiz Max Müller (1823-1900)'e ait olduğunu önemle belirtmeliyiz. Bu alanın bağımsız bir biçimde tesisinde Max Müller kadar payı olan, dönemin bir başka bilim adamı da C.P.Tiéle (1830-1902)'dir. Üstelik Tiéle, Max Müller'e oranla çok daha tarihi bir çizgide çalışmalar ortaya koymuş bulunmaktadır. Aynı tarihi ve fakat aynı zamanda fenomenolojik çizgide yer alan ve bağımsız bir Dinler Biliminin tesisinde çok önemli bir yeri bulunan bir diğer bilim adamı da Chantepie de la Soussaye (1848-1920) dir. Dinler Biliminin kurucusu sayılabilecek olan bu üç bilim adamı da tarihe olan ilgilerinin yanı sıra, felsefi yorum ve düşünceye olan eğilimleri ile de dikkati çekmektedirler. Böylece, daha önceki öteki bilim dalları içerisinde kısmen bir varlık elde edebilmiş ve bir yandan İlahiyat, öte yandan da felsefe ile sıkı bir ilişki içerisinde bulunan Dinler Bilimi, bundan böyle giderek bağımsız bir bilimsel araştırma alanına kavuşma yolunu tutmuştur. Bu çerçevede, bu alanda yapılan çalışmaların sayısında da giderek bir artışın gözlendiğini belirtmeliyiz.

Bununla birlikte, bu bilim dalının kapsamı, amacı ve yöntemleri konusu çeşitli tartışmalara ve görüş ayrılıklarına yol açmıştır. Pek çokları bu bilime felsefi bir anlam vermekte ve onu Din Felsefesi ile birleştirmekteydiler. Mesela, C.P.Tiéle Din Felsefesini dar anlamı ile dinler bilimi olarak görmektedir. Çünkü Tiéle'e göre bilim, derlenmiş, düzenlenmiş ve bölümlenmiş bilgiler üzerindeki felsefi bir görüşten başka bir şey değildir. Aynı şekilde, Chantepie de la Soussaye ile Ernst Troeltsch de Dinler Bilimi ile Din Felsefesini ve hatta Dinler Tarihini aynı düzeyde görmekte, bu ilimleri birbirinden ayıran sınırları kaldırarak, onların hepsine normatif bir özellik atfetmektedirler. Böylece pek çokları, müsbet bir bilim olması beklenen Dinler Biliminin objektiflik kaidesini bir yana bırakarak onu dine saldırmak için bir araç gibi anlamaya çalışırken, bazıları da bu bilimi dinin müdafaası için bir vasıta olarak görmekteydiler.

Yüzyılımızda felsefe ile dinler bilimini ilk olarak açıkça birbirinden ayıran Max Scheler olmuştur. Aynı şekilde Alman din sosyoloğu Joachim Wach da, İlahiyat, Din Felsefesi ve Dinler Bilimini birbirinden ayırmakta ve Din Sosyolojisini Genel Dinler Bilimi adı verilen ampirik, sistematik ve müsbet ilim dalının bir branşı olarak görmektedir. Wach'a göre, İlahiyat ve Din Felsefesi normatif olup, tümdengelim metodunu esas almaktadırlar. Buna karşılık dinler bilimi, hiç bir spekülatif amaca sahip bulunmamakla onlardan ayrılmakta ve vasıflayıcı (deskriptif) bir nitelik taşımaktadır. Dinler Bilimi araştırıcısının amacı olaylara bir mana vermek olmalı, dinin menşei meselesi gibi felsefi ve metafizik meseleler ondan sonra gelmelidirler. Başka bir deyişle dinler biliminin çıkış noktası din olayının anlamı üzerinde bir araştırma olmalıdır. İlahiyatçılarla felsefeciler belli bir din veya doktrini savunurlar. Dinler Bilimi uzmanı ise, değer yargılarına dayanan açıklamalarda bulunmak zorunda değildir. O, bu tür yardımları ilahiyatçı ve din felsefecilerinden beklemelidir. Wach'a göre din konusunda Felsefenin bilime üç türlü yardımı söz konusu olabilir:

a. Disiplin metodlarını denetler; onların doğruluk ve yanlışlıklarını araştırır.

b. Bir araştırmayı bir başkasına bağlamak suretiyle onun konusunu felsefi olarak tayin ve tesbit eder.

c. İlimler bütünü içerisinde olayları bir düzen ve sıraya koyar.

Bununla birlikte Wach'a göre, dinin incelenmesinde normatif olan İlahiyat ve Din Felsefesi ile ampirik olan Dinler Bilimini hiç bir şekilde birbirine karıştırmamak gerekir.

Bu tür bir ampirik, Genel ve Sistematik Dinler Bilimi; Dinler Tarihi, Din Psikolojisi, Din Fenomenolojisi ve Din Sosyolojisini içine almakta olup, çeşitli dinlerin karşılaştırmalı ve sistematik bir etüdünden ibarettir. Öte yandan, Dinler Biliminin kadrosu içerisine Din Etnolojisi ve Din Antropolojisi gibi sosyal bilimleri de dahil etmek mümkündür.

Dinler Tarihi, Dinler Biliminin tarihi kısmını teşkil etmekte olup, genel ve özel dinler tarihini içine almaktadır. Dinler Biliminin ikinci kısmı ise, sistematik din araştırmaları tarafından oluşturulmakta olup, fenomenolojik, psikolojik ve sosyolojik araştırmalar bu bölüme dahildirler. Yani Din Fenomenolojisi zaman ve mekan içerisinde ortaya çıkan dini olayları birer fenomen olarak ele alıp onları manalandırmaya çalışırken, Din Psikolojisi bu vakıaların doğrudan doğruya ferdi ilgilendiren psikolojik yönlerini, Din Sosyolojisi de onların toplumla olan münasebetlerini araştırır. Yani Din Sosyolojisi toplumun dine ve dinin tipolojik ve karşılaştırmalı bir tedkiki ve onların toplumsallaşma (sociabilité ) tarzlarının ve birleşici (associatif) şemalarının incelenmesidir ki, bu da, Din Sosyolojisinin bir kez daha, bir yandan toplumun incelenmesinden ibaret olan sosyolojiye ve öte yandan da dinin incelenmesinden ibaret olan din ilimlerine olan çifte bağımlılığının önemini ortaya çıkarmaktadır.

Kaynak: Ünver Günay, Din Sosyolojisi, İnsan Yayınları-2000, ss.47-49


 

 


Sponsor bağlantılar, Ev Arkadaşı Ara, Şirket Ara

SOHBET EKART FIKRA OYUN GÜZEL SÖZLER

umutdolu.net © Copyright 2018 Web Design