.: Bu gün 11.12.2018 11:05:59   .:
Giriş Sayfası Yap Favorilere Ekle Tavsiye Gonder  

 
 
 

 EĞİTİM - KÜLTÜR -FELSEFE HAKKINDA MAKALE ve YAZILAR

 

EDEBİYAT

ANASAYFA

ANTROPOLOJİ

ARKEOLOJİ

COĞRAFYA

DİN BİLİMLERİ

EDEBİYAT
Anlatılar
    » Edebiyat Akımları
    » İsyan
    » Karma Alıntılar
    » Sensizliğe Alışmak 
    » Tanzimat Edebiyatı
    » Türk Yazın Tarihi 
 » Atasözleri
 » Deyimler
 » Fabllar
 » Fıkralar
 » Hikayeler 
 » Masallar
 Öyküler 
    » Ben Bir Kadınım 
    » Sadakatsiz
    » Yüzleşme 
 » Özdeyişler
 » Sözlü Anlatım
 » Türk Edebiyatı
 » Yazılı Anlatım

EKONOMİ

FELSEFE

HUKUK

PSİKOLOJİ

SOSYOLOJİ

 
 

 

 

ÖYKÜ ÇEŞİTLERİ
 

 

''SADAKATSİZ''


O an zihninde beliren milyonlarca karmaşık duygu ona o kadar yabancı geldiki birden kendisini hiçbir hissin önem taşımadığı bir boşlukta buluverdi.Baş dönmesine benzer birşey o milyonlarca duygunun önüne geçmiş bedeninin derinliklerinde kendine büyükçe bir yer açmıştı.Şakakları sızlıyordu. Ağlamak istiyordu hemde tüm benliğine yerleşmiş olan pişmanlık ve utanç duygusunu ruhundan söküp ateşlere atarcasına ağlamak istiyordu.Ama yapamıyordu.Az önce çırılçıplakken içine girmiş olan şeytan ruhunda birşeylerin yerini oynatmış, tutsak etmişti kendine onu.
Birden terlediğini farketti. Az önce işlediği günahın laneti tüm bedenine ısı salgılıyordu sanki.Bu ısı ona yoğun pişmanlık ve utanç duygusunun sınırlarından çıkartıp bedenine ve bulunduğu nemli ortama odaklaşmasını sağlamıştı.
Kırmızı, yuvarlak, ıslak halının üzerinde ne zamandır durduğunu ilk anda kestiremedi. 1-2 saniye , belki de 1-2 dakikadır oradaydı.
Çıplak ayaklarıyla lavaboya doğru ilerledi. Nefsine yenik düştükten sonra keskin bir vacdan azabının tüm yaşam hücrelerine bu denli saldıracağını bilemezdi. Beyaz florasandan çıkan ' zın ' sesi vardı sadece kırmızı duvarlı banyonun içinde.Başını kaldırdı karşısında lavabonun aynasını gördü ama aynada yüzünü göremedi...
Musluğu açtı. Musluk açılırken içini acıtan bir gıcırdama sesi yükseldi. Bu ses, beyaz florasandan gelen 'zın' sesini bile bastırmıştı. Ellerini suya doğru uzattı. Su avuçlarına yavaş yavaş dolarken musluktan gelen o gıcırtı sesi sanki bir kat daha yükselmişti. İliklerine kadar işleyen bu ses birden zihninde tiz çığlıklara dönüştü.Bu çığlıklar ona hiç yabancı değildi. Kendi çığlıklarıydı, şeytanca atılmış zevk çığlıkları.Az önce işlenmiş büyük günahtan kalan tek utanç belirtisiydi.
Avucuna doldurduğu suyu aynada görüpte irkileceğini düşündüğü ama hiç birşey göremediği, belkide görmek istemediği yüzüne çarptı.Kendine gelmek ve ruhunu sıkıştıran o karanlık pişmanlık duygusundan kurtulmak istiyordu.
Avuçlarını birkez daha musluğun altına uzattı. Musluğun gıcırtısı artık çok uzaklardan duyulan ve bedenine çok az acı veren bir çığlık gibi geliyordu. Beyaz florasanın seside kaybolmuştu kırmızı duvarlı banyoda. Tekrar suyu yüzüne çarptı.Sonra tekrar,sonra takrar... Büyük bir acıdan uyanırmışcasına hızlı kafasını kaldırdı. Karşısında lavabonun aynasını gördü.Bu sefer yüzü tam karşısındaydı.Başka bir boyuttan aniden oraya düşmüş gibiydi şaşkın yüzü.Ne kadarda yabancıydı. Masum gözükmeye çalışan şeytani bir ifadeye sahipti bu yüz.
Günah mahalinden sokağa atmıştı kendini. Eve gitmek ve bir an önce uyumak istiyordu. Şaşkındı. Bu kadar utanç ve pişmanlık duyacağını tahmin edememişti. Defalarca aldatmıştı kocasını ama hiçbirinde yaşamamıştı bu hisleri. Fısıldarmış gibi kendi kendine 'neden'dedi. 'Neden yaptım'
Cevabını bildiği halde bu soruyu herseferinde sormuştu kendine.
''Hayvansal iç güdülerini bastırmasını bilmeyen , günah işlemeye açık, hazzın gelgitlerine her an aç, içindeki her duyguyu şevke yoran ve bu şevkin sadece kirli yüzünü kullanan, zavallı, nankör bir kadınım ben'' diye düşündü.Tek ve gerçek cevabıydı bu 'neden' sorusunun.
Baş rollerini sex düşkünü yakışıklı bir erkeğin, kocasının kendisini çok sevdiğini bilen, nankör, sadakatsiz bir kadının ve aldatılan masum bir kocanın paylaştığı drama tarzı filmin sonuna yaklaşılmıştı. Oturduğu apartmanın önüne geldiğinde, az önce aldattığı kocasının arabasını gördü. Masum koca eve gelmişti. Vücudunun titrediğini farketti. Apartmanın merdivenlerinden çıkarken attığı her adım heyacanına heyecan katıyordu. Kafasında belli belirsiz flaşlar patlamaya başlamıştı.Aynı anda o kadar çok duygu saldırmıştıki üzerine bunlardan sadece pişmanlık, utanç ve vicdan azabını ayırt edebiliyordu diğerlerinden.
Nihayet oturduğu dairenin kapısının hemen önündeydi.Bir kaç saniye sonra başına çok büyük bir felaket gelecekmiş hissine kapıldı birden.Elini çantasının içine attı kapının anahtarını arıyordu ama bulamıyordu, derken eline metal bir cismin deydiğini farketti.Anahtarları tuttu ve çantasından çıkardı. O kadar heyecanlıydı ki birden gözleri karardı ve anahtarları yere düşürdü.Tam eğilip alacaktı ki, kapı açıldı...
Kocası kapının önünde dikiliyordu ve ona bakıyordu her zamanki sevecenliği ve gülümsemesiyle. Az önce aldattığı kocasının gözlerinin içine bakamıyordu, uzun bir süre bakamayacağını da biliyordu utancından ama kocasının kendi gözleri içine baktığını çok iyi biliyordu. Zavallı adam hiçbirşeyden habersiz tüm iyi niyetiyle...

- Hoş geldi hayatım.
- . . .
- Biraz yorgun gözüküyorsun, içeri gelsene.
- . . .
- Sen salona geç ben sana güzel bir kahve yapayım.
- . . .


Özcan Eroğlu


 


Sponsor bağlantılar, Ev Arkadaşı Ara, Şirket Ara

SOHBET EKART FIKRA OYUN GÜZEL SÖZLER

umutdolu.net © Copyright 2018 Web Design