.: Bu gün 31.10.2014 06:45:22   .:
Giriş Sayfası Yap Favorilere Ekle Tavsiye Gonder  

 
 
 

 SAĞLIKLA İLGİLİ MAKALE VE AÇIKLAMALAR (KİŞİSEL SAĞLIK)

 

MİDE EKŞİMESİ - GASTRİT

SAĞLIK KONULARI

 Arpacık Hastalığı
 Astım Hastalığı
 Bademcik İltihabı
 Bel Ağrısı(Bel Fıtığı)
 Boyun Ağrısı Tutulması
 Böbrek Taşları
 Cinsel Yolla Bulaşan Hst.
 Depresyon
 Doğum Kontrol Yöntemleri
 Egzama Hastalığı
 Erken Boşalma
 Hemoroid (Basur)
 İdrar Kaçırmak
 Kabızlık Hastalığı
 Kadınlarda Üreme Sorunu
 Kemik Erimesi Osteoporoz
 Kıl Dönmesi
 Kısırlık
 Kireçlenme
 Kürtaj
 Mantar Hastalıkları
 Meme-Göğüs Kanseri
 Menopoz Hastalığı
 Mide Ekşimesi Gastrit
 Migren  Baş Ağrısı
 Mutlu Cinsel İlişki
 Nezle (Saman Nezlesi)
 Omuz Ağrısı Serteşmesi
 Panik Atak
 Parkinson Hastalığı
 Prostat Kanseri
 Saç Dökülmesinin Nedenleri
 Sedef Hastalığı
 Sinüzit Hastalığı
 Sivilce - Siyah Noktalar
 Siyatik
 Yumurtalık Kanseri
 Zatürre


 

 

Gastrit


Midenin iç yüzündeki zarın iltihaplanması sonucu ortaya çıkan bir hastalıktır. Mide iltihabı veya mide nezlesi de denir. Hazırlayıcı nedenler : Ağır yemekler, fazla kuru veya sert yiyecekler, hamur işleri, tatlılar, acı ve baharatlı yiyecekler, alkol, fazla miktarda çay, kahve veya sigara içmek, yemek saatlerinin düzensiz olması, çabuk çabuk ve çiğnemeden yemek, fazla ilaç kullanmak, ateşli hastalıklar, karaciğer veya safra kesesi hastalıkları, kalp hastalıkları veya romatizmadır. Tedaviye başlamadan önce hastalığın nedenini tespit etmek gerekir. Belirtileri : Mide ağrısı, bulantı veya kusma, baş ağrısı, iştahsızlık, aniden çıkan ateş, baş dönmesi, dilde beyaz pas, yorgunluk görülür. Midenin üzerine bastırlınca da ağrı hissedilir. Bu belirtiler özellikle ilk bahar ve son bahar aylarında artar. Tedavisi : Perhiz ve istirahat şarttır. Hastalığı doğuran nedenler ortadan kaldırılır. Hafif yiyecekler yenir. Aspirin gibi ilçlar kullanılmaz. Yemekler, yavaş yavaş ve çok çiğnenerek yenir.

Genel Bilgiler
Hastaların genel olarak midede ekşime, yanma ve ağrı şikayetleri ile tarif ettikleri gastrit, mide iltihabı ile eş anlamlı kullanılan bir terimdir. Gastrit, midenin en iç tabakasında teşkil eden mide mukozasının iltihabi bir reaksiyonudur. Mide mukozasında çok zaman bölgesel veya yaygın bir kızarıklık şeklinde görülür. Çok sık rastlanılan gastritin kadın ve erkeklerde görülme oranı hemen hemen eşittir.

Gastritin Nedenleri
Çok çeşitli nedenler sonucu ortaya çıkan gastrit, beslenme alışkanlıkları da dahil olmak üzere alkol, sigara, çeşitli ilaçlar, vs.. etkenlerle ortaya çıktığı gibi Helicobakter Pylori adı verilen bakteri ve stres sonucu da ortaya çıkmaktadır. Alkol ve kötü beslenme alışkanlıkları direkt olarak mide mukozasını tahriş ederek gastrite neden olabilir. Stres ve nikotin de mide siniri olan Vagus'un uyarılması sonucu fazla asit salgılanmasıyla gastrite neden olur. Son yıllarda ise gastrit ve mide ülserinin nedeni olduğu iddia edilen Helicobakter Pylori adı verilen bir bakteri tesbit edilmiştir. Gastrit şikayeti olan hastaların % 60'ında bu bakteri tespit edilmiştir.

Gastrit tedavi edilebilir bir rahatsızlıktır. Teşhisinde mide röntgeninin pratik bir değeri yoktur. Gastroskopi ile kesin teşhis konur.

Günümüzde sağlıklı beslenmeyen pek çok kişi mide ağrısından şikayetci. Prof. Dr. Mustafa Taşkın yaptığımız yanlışları ve ağrılarla nasıl başa çıkılacağını anlattı.
Sürekli mide ağrısından şikayet ediyor, ülseriniz olduğundan mı şüpheleniyorsunuz? Çoğu insan gibi sizin de midenizde değil, 12 parmak bağırsağında ülseriniz olabilir. Genel cerrah Prof. Dr. Mustafa Taşkın, mide ülserinin tok, 12 parmak bağırsağı ülserinin ise açken ağrı yaptığını söylüyor ve ekliyor, "Sarımsak, soğan ve sütü az tüketin. Bunlar midenin baş düşmanıdır."

¯ Neden midemiz ağırır?
Düşünün, mide yıkanmış yıkanmamış her şeyi içine alıyor. Mide öyle bir organ ki hem yediklerimizi ayırıyor hem de ayırdıklarını öğütütüyor. Dolayısıyla, dışardaki ajanlarla bu kadar muhatap olan bir organın tabii ki hastalıkları çok olur.

¯ Mideye farkında olmadan nasıl zarar veriyoruz?
Bunların başında sıcak şeyler yemek geliyor. Oysa biz, sıcak şeylerin mideye iyi geldiğini düşünür, soğuk gıdalardan kaçınırız. Halkın en büyük yanlışlarından birisi bu. Sıcak vücudun düşmanıdır çünkü sıcak kanlanmayı arttırır. Bu da dolaşımı bozar ve vücutta ödem oluşturur. Örneğin, ülserli bir hasta çok sıcak yediği zaman ödeminini artırmış olur. Mesela Japonlar'da ve Çinliler'de yemek borusu ve mide kanseri daha çok görülüyor. Çünkü çok sıcak yiyorlar.
Oysa dondurma ya da benzeri soğuk şeyler yediğimizde "midemi üşüttüm" deriz.
Bu tamamen yanlış, soğuk mideye zarar vermez. Yediklerinizin ılık veya soğuk olmasına özen göstermelisiniz.

¯ Kimi ülserden, kimisi de gastritten yakınır. Ülserle gastrit arasındaki fark nedir?
Ülser midenin ya da 12 parmak bağırsağının herhangi bir yerinde "mukoza" dediğimiz, yani midenin ya da bağırsağın içini örten örtünün zarar görmesidir. Orada mukoza zarar gördüğü için yoktur artık; ülseri ağzınızda çıkan aft gibi düşünün. Bu gelip geçici bir yara da olabilir, arada sırada da oluşabilir. Gastrit öyle değildir, gastrit mukozanın iltihaplanmasıdır. Mukoza yerindedir ama sulanmış bir yara gibidir, yani iltihaplıdır.

¯ Peki ülser ve gastritin oluşmasında stresin etkisi var mı?
Eskiden "Stres eşittir ülser"deniliyordu. Bunun sebebi stresli olan insanlarda mide asitinin çok salgılanmasıdır. Bu bir nebze doğru olsa da, yanlış bilinen bir şey var: stresli insanlarda mide ülseri değil, 12 parmak bağırsağı ülseri olur. Midesi sapasağlamdır. Sakin, içine kapanık insanlarda mide ülseri çok daha sık görülür.

¯ Mide ve bağırsak ülserinde şikayetler aynı mıdır, hangi ülsere yakalandığımızı nasıl anlayacağız?
Birisi tokluk, diğeri açlık ağrısı yapar. 12 parmak bağırsağı ülserinde korkunç açlık ağrıları olur. Ama mide ülseri varsa, tam tersine yemek yenildiği zaman ağrılar başlar, tokluk ağrısı. Mide ülseri olanlar bir şey yemedikleri sürece çok daha rahattır.

¯ Çoğu kişi açlığın ağrıyı tetiklediğini zannediyor...
Mide ülseri fakiri, yani açlığı; 12 parmak ülseri ise zengini, yani tokluğu sever.

¯ Peki ya kıvrandıran gaz sancıları, onlar nasıl oluşuyor?
Gaz, bağırsaklar kasıldığında, bir yerden bir yere geçerken ağrı yapar. Konuşurken, yemek yerken içimize bir miktar gaz girer. Sonra geğirerek bir kısmını çıkartırız; bir kısmı da aşağı, anüse kadar gider. Bazı insanlar konuşup, yemek yerken çok gaz yutar... Bazılarında da bakterilere bağlı olarak kalın bağırsaklarında gaz oluşur. Gaz ağrısı bazen doğum sancısı gibidir, aralıklı olarak gelir gider.

¯ Diyelim, gün ortasında aniden midemiz ağrımaya başladı ya da gaz sancımız tuttu. O anda ne yapmalıyız?
En doğrusu bir bardak ılık su içip, rahat bir pozisyon almak. Çünkü bu bir safrakesesi ağrısı da olabilir, karın ağrısı da. Bir şey yemek mideyi de, safrakesesini de yoracaktır. Ilık su gazınızı da dağıtacağından hepsine iyi gelir.

¯ Bağırsaklarınının düzenli çalışmamasından şikayet eder insanlar. Normal düzeni ne olmalıdır?
İnsanlar her gün büyük abdeste çıkmak istiyor. Çıkabilir de, çıkmayabilir de... Herkesin bağırsak yapısı ve biyolojik ritmi aynı değildir. Kiminin daha uzun ve daha kalındır bağırsağı. Posanın çıkabilmesi için daha uzun zamana ihtiyaç vardır. Bazı insan günde iki defa, bazısı da iki günde bir çıkar büyük abdestine. Bu, o insanın bağırsağı çalışmıyor demek değildir. Yani “bir insan her gün büyük abdeste çıkmalıdır”, diye bir kaide yok. Ancak sizi rahatsız eden sancı, kusma gibi bir durum varsa doktora başvurulmalıdır.

¯ Beslenme alışkanlıkları da bağırsakları tembelliğe iter mi?
Tabii, kesinlikle... Mesela şişmanlar çok yemek yedikleri için zaman içinde bağırsakları genişler. O kadar genişler ki ancak üç günde bir tuvalete çıkarlar. Posalı yiyecek tüketmeyenler de öyledir. Mesela köylülerin böyle bir sorunu yoktur çünkü hep doğal sebze, meyve ve dolayısıyla posalı yiyeceklerle beslenirler. Şehirlerde yaşayan insanlar sürekli ayak üstü hazır yiyecek ve sıvı şeylerle beslendikleri için zorluk çekerler.

¯ Kayısı, incir, kuru erik gibi meyvelerin bağırsağı çalıştırdığı bilinir. Bunları yemenin gerçekten yararı var mı?
Kayısı ve incir potasyum bakımından çok zengindir. Bağırsak hareketlerine de potasyum çok iyi gelir. Ama bir insanın vücuttaki potasyum seviyesi normalse, ekstra kayısı, incir yemenin anlamı yok. Sağlıklı bir vücut potasyum fazlasını hemen atacaktır.

¯ Peki ya vitamin ve mineralleri? "Vitamin depoluyorum" derken kendimizi mi kandırıyoruz?
Normal beslenen herkesin potasyum, protein, vitamin vb. değerleri normaldir. Siz isterseniz her gün C vitamini alın, vücudun alacağı miktar bellidir. Örneğin, sigarayı bırakamayanlar durmadan portakal suyu içiyor. C vitamini dokulara iyi geliyor diye, sigaranın verdiği zararı nötürleştiriyor kendince. C vitamini eksiği yok ki, yararı olsun...

¯ Hangi besinler midenin düşmanıdır? Ne yiyip, ne içmeliyiz?
Eskiden, mide ağrısı şikayetiyle bir hekime gidildiğinde, hemen süt tavsiye edilirdi. Oysa süt ülseri azdırır. Biz 15 yıldır ülseri olan hastalara süt vermiyoruz. Süt, gaz yapıcı bir elemandır. Midenin diğer iki düşmanı ise sarımsak ve soğandır. Ayrıca sindirimi zor olan tüm çiğ gıdalar... Sigara ve mayalı içkiler de mideye iyi gelmez.

¯ Acı yemek mideye zararlı mı?
Acının ülser üzerinde büyük bir etkisi yok. Soğan sarımsağın yanında acının lafı bile olmaz. Örneğin acı biber çiğ yenirse, sindirimi zor olduğundan ağrı yapabilir. Ama yemeğin içersinde yoğrulmuş bir acı zarar vermez.

¯ Tüm çiğ sebze ve meyveler ağrı yapar mı?
Hayır, sadece kabuğuyla birlikte sindirimi zor olan, çok asit salgılayan meyve ve sebzeler. Mideniz sağlam değilse kabuksuz yiyin yiyecekleri. Ama ülserli insanın her zaman ağrısı yoktur. Yani ülser bir yerde yerleşen ve kalan bir hastalık değil. Ülser aft gibidir demiştik. Kapanır ama yeniden oluşabilir. Hastalara sorarsanız "10 yıldır ülserim var" der. Öyle bir şey olmaz, o zaman ne ağrıdan durabilirsiniz, ne de istediğinizi yiyip içebilirsiniz.

¯ Mevsim değişikliklerinde mide şikayetlerinin artması doğal mı?
Doğal çünkü gıdalar değişiyor. Bir de bahar ve yaz aylarında insanın uyku düzeni de değişiyor. Daha geç saatlerde yatıyor kışa göre, daha çok yiyip içiyor. Bunlar da mide rahatsızlıklarının artmasına neden oluyor.

Nedenleri çok çeşitli olan bir rahatsızlıktır. Hastanın midesinde yanma ile birlikte ekşime de vardır. Ağzına ekşi ve yakıcı bir sıvı dolar. Bu belirtiler aç veya tok karnına görülebilir.
Ağır yemekler, bozulmuş yiyecekler, mide veya onikiparmak bağırsağı ülseri, safra kesesi iltihabı, mide ekşimesine neden olabilir. Tedavinin ilk şartı, hastalığı doğuran nedeni bulmaktır. Doktora gitmek gerekir.
Mide ekşimesinden şikayet edenlerin, yemeklerini gayet iyi çiğnemeleri, biberli, baharatlı, ekşili, salamura yapılmış gıdaları terk etmeleri gerekir.
Mide yanması 20 ile 50 yaş arasında birçok insanda görülen çok yaygın bir rahatsızlık. Midede yanma hissi yemekten önce, yemek sırasında ya da yemekten 2-3 saat sonra hissediliyor. Besinler, sindirim işlevinin bir gereği olarak midede ilk değişikliklere uğrayarak bağırsaklara gönderilmek için hazırlanıyor. Mide bu işlevi yerine getirirken iç yüzeyini kaplayan zarın altındaki salgı hücrelerini, besinlerin gerekli değişimini sağlamak üzere uyarıyor. Bu sırada oluşan bir dengesizlik, aşırı asit ortamına ve midenin kendini koruyamamasına yol açarak yanma hissine neden oluyor.

Büyüklerimiz midede yanma hissi duydukları zaman hemen bir lokma ekmek içi çiğnermiş. Ekmek içinin değil ama ağıza birşey atmanın doğru bir yöntem olduğunu belirten günümüz doktorları da az ama sık yemeyi öneriyorlar. Öğünleri küçülterek sık sık yemenin şikayetleri azaltacağını söylüyorlar.


Yemeğe daha fazla zaman ayırın. Ayaküstü değil, sofrada oturarak yiyin. Acele yemek mide işlevine zarar veriyor. Kendinize daha fazla zaman ayırıp yemek yemeyi bir zorunluluk değil de bir keyif anına dönüştürün.


Ağzınıza küçük lokmalar almak midenin sindirim için gerekli salgıları daha kolay üretmesine yardımcı olur. Lokmaları uzun uzun çiğneyin. Bu, midenizde şişkinlik ve ağırlık hissetmemenizi sağlar.


Sofradan tıkabasa doymadan kalkın. Mide boş bir torba olduğu için yemek yerken çiğnediğimiz besinler buraya ulaştıkça mide sürekli genişler. Eğer kemerinizi çok sıkmışsanız yanma hissi duymanız çok doğal. İçi dolu bir plastik torbayı düşünün. Tam ortasından bir ipi kemer gibi sıkıca bağlayın. Torba sağa ya da sola çekecek ya da aşağıya doğru sarkacaktır. Mide de aynı böyle... Bu nedenle ölçülü miktarda yemek yiyin.


Akşam öğününden hemen sonra damak kaçamakları yapmayın. Aksi takdirde mide gece boyunca çalışıp yorulur. Akşam yemeği ile uyku arası en az üç saat olmalı. Yani yemek yedikten en az 3 saat sonra yatın. Gece yatarken sağ yana dönerek yatmayın. Besinin mideye girişi sağ taraftan gerçekleştiği için yedikleriniz yeterince hazmedilemeyip mide borusunda yanma hissi oluşabilir.


Yemek yedikten sonra yere eğilmeniz gerekiyorsa dizlerinizi bükerek eğilin. Aksi takdirde mide işlevini gerektiği gibi yapamaz.


Yiyecek ve içeceklerin çok sıcak ya da soğuk olması mide sıvısına zarar verebilir. Bu nedenle yiyecek ve içeceklerin ılık olmasına özen gösterin.


Sigaradan uzak durun.


Yemekten sonra uzanmayın. Unutmayın, mide sıvısı yatay pozisyonu sevmez ve yanma hissi mide borusu yoluyla ağzınıza kadar gelebilir.


Bunlardan Uzak Durun


Hazmı kolay olmayan kızartmaları ve yağlı yiyecekleri sofranızdan uzaklaştırın. Ağır yağlı, fazla kremalı ya da soslu besinleri yemeyin. Çikolata, içerdiği yüksek dozdaki yağ ve kafein nedeniyle hassas mideye zarar vererek yanma hissine yol açıyor. Sütlü çikolata, daha az yağ içeren bitter çikolataya oranla daha tehlikeli olduğundan çikolata sevenler genelde sütsüz olanını tercih etmeli.

Kafeinli içecekler mide için çok zararlı. Kahve, çay ve kola gibi içecekler hassas mideyi yorar. Eğer mide yanmasından şikayet ediyorsanız ve kahve içmeden duramıyorsanız kafeinsiz kahveyi tercih edin.

Gazozlu içecekler ve asitli meyve sularını dikkatli için. Domates veya portakal suyu asitli olduğu için mide yanmasını şiddetlendirebilir. Bu nedenle sulandırarak ve balla tatlandırarak için.

Et suyu ile hazırlanmış çorbalardan uzak durun. Diğer çorbaları ise çok sıcak içmeyin. Ilınmasını bekleyin.

Alkol midedeki yanma hissini artırır. Hele mide boşken alkol kesinlikle almayın.

Çiğ soğan ve çiğ meyve de mide asidini artıran etkenlerdendir.

Şeker yemeyi seviyorsanız naneli olanları seçmeyin.

Mide ağrılarınıza son verecek sağlıklı ve dost besinlerle yemek yemenin keyfini çıkartabilirsiniz...

Karnabahar : Haşlanmış karnabahar, mideyi asit saldırılarından koruyarak tüm sorunları giderebilir. İçeriğinde bulunan gefarnato maddesi ülser ilacının hammadesi olarak kullanılıyor.


Lahana : Lahanayı çiğ olarak yemeyi tercih edin. İnce şeritler halinde doğrayıp salata yapın. Meyve presinde lahananın suyunu sıkıp aynı miktarda elma suyu ile karıştırın ve için. Lahana, ülser ve gastrit ilacı olarak biliniyor. Dörtte bir lahanayı yıkayıp kalın şeritler halinde doğrayın. 1 kerevizi soyup doğrayın. 1 havucu temizleyip dilimleyin. Lahana, kereviz ve havucu katı meyve presinde sıkıp sabah akşam suyunu için.

Patates : Çiğ patates suyu mide yanmasının doğal ilacıdır. Patatesi soyup katı meyve presinde suyunu sıkın. Su,havuç suyu ya da kereviz suyu ile karıştırıp için.


Elma sirkesi : Salatalarda ya da mezelerde elma sirkesi kullanın.

Maden suyu : Mide asidinin büyük bir bölümünü etkisiz hale getiriyor.

Ispanak : Ispanağı buharda pişirin ya da haşlayarak tüketin. Taze yapraklarını salata olarak yiyin.

Zeytinyağı : Çiğ olarak kullanıldığında besinlerin midede kalma süresini azaltıyor ve yağların sindirimi için safra salgısını artırıyor.

Baklagil : Fasulye, bezelye ve mercimekte bulunan bioflavionid maddesi, midenin koruma faktörünü artırıyor.

Muz : Mideyi seven meyvelerin başında geliyor. Ara öğünlerde birer muz yemek, midedeki yanma hissini ortadan kaldırabilir. Muz, mide enzimleri ve hücrelerinin üretimini de artırıyor.

Kızarmış ekmek : Midenin salgıladığı aşırı asidi kurutarak yanma hissini gideriyor.

Meyankökü : Güçlü bir mide koruyucusu.Yapılan son araştırmalara göre midedeki aşırı asitlenmeyi azaltıyor.


 


Sponsor bağlantılar, Chat, Şirket Ara

SOHBET EKART FIKRA OYUN GÜZEL SÖZLER

umutdolu.net © Copyright 2014 Web Design